Umre yolcusu, Allah'ın evi olan Beytullah'ı ziyaret etmek için yola çıkmadan önce ruhunu, beynini ve bedenini bu yolculuk için hazırlar. Ailesi, akrabası, komşuları ve mümkünse çevresinde iletişim kurduğu kişilerle helal-leşir. Umre niyeti ile ihrama girmeden önce, gerekli vücut temizliğini yapar, saç-sakal tıraşı olur, bıyıklarını düzeltir, tırnaklarını keser ve mümkünse boy abdesti, değilse namaz abdesti alır, vücuduna güzel koku sürer. İhrama girmeden önce yapılan gusül, temizlik maksadıyla yapıldığından âdetli kadınlar da boy abdesti alabilirler. Kafile uçuş programına göre doğrudan Cidde Havalimanına uçup oradan da Mekke'ye gidecek olan umre yolcularımız
Türkiye'de havalimanlarında ihrama girerler. Önce Medine'ye gidecek umre yolcuları ise Medine ziyaretini tamamladıktan sonra Medine'de otellerinde ihram elbiselerine bürünürler ve Mekke yolu üzerindeki Âbâr-ı Ali (Zü'l-Huleyfe) Mescidi'nde ihrama girerler.
Erkekler ihram için; atlet, külot, çorap, elbise ve ayakkabılarını çıkarırlar. İzâr ve ridâ adı verilen iki parça ihram örtüsüne bürünürler. İhramlı iken topukların ve aşık kemik-erinin açık olması gerektiğinden bu kısımları kapatmayan bir terlik giymelidirler. Bele kemer bağlamada, sırta çanta almada ve şemsiye kullanmada bir sakınca yoktur. Kadınlar için özel bir ihram elbisesi yoktur. Kadınlat, başörtülerini yüzleri açık olacak şekilde örterler. İhramlıyken ayakkabı, elbise, başörtüsü, çorap gibi günlük kıyafetlerini giyebilirler.
Umre yolcuları, kerahet vakti değilse iki rekât ihram namazı kılarlar. Namazın birinci rekâtında Fatihâ'dan sonra
"Kâfirûn", ikinci rekâtında ise Fatihâ'dan sonra "Ihlâs" sûresini okurlar ve umre için niyet ederler. Ihrama, niyet etmek ve telbiye getirmek suretiyle girilir.
Ihram için;
اللَّهُمَّ إِنِّى أُرِيدُ الْعُمْرَةَ فَيَسِّرْهَا لى وَتَقَبَّلْهَا مِنّى
"Allah'ım! Umre yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve kabul buyur." diyerek niyet edilir ve telbiye getirilir.
Telbiye şu şekilde söylenir:
لَبَّبْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ، لَبَّيْكَ لَا شَرِيكَ لَكَ لَبَّيْكَ، إِنَّ الْحَمْدَ وَ النِّعْمَةَ لَكَ وَ الْمُلْكَ، لَا شَرِيكَ لَكَ
"Buyur Allah'ım buyur! Buyur, senin hiçbir ortağın yoktur.
Buyur, şüphesiz her türlü övgü, nimet, mülk ve hükümranlık sana mahsustur. Senin ortağın yoktur." (Müslim, Hac,19) Bundan sonra ihram yasakları da başlamış olur. Mekke'ye varıncaya kadar her fırsatta yüksek sesle telbiye, tekbir, tehlil ve salavât-l şerife söyleyerek yolculuğuna devam eder. Kadınlar bunları
yüksek sesle söylemezler.
Telbiyeyi her söyleyişte üç defa tekrarlamak; sonra tekbir,
tehlil ve salavât-ı şerife okumak müstehaptır.
Mekke'ye yaklaşıp Harem bölgesine girince "Allah'ım!
Burası senin haremindir, emin kıldığın yerdir. Beni cehenneme girmekten koru. Kullarını dirilttiğin gün beni azabından güvende kıl, beni dostlarından ve itaatkâr olanlardan eyle." diye dua eder.